1 Mayıs Nedir?

Biz liseliler olarak 1 Mayıs hakkında neler biliyoruz? Televizyon’dan gördüklerimiz kadarıyla bildiklerimiz ne derece yeterli? İstanbul valisi veya gazete manşetleri bize 1 Mayıs’ın anlamını, içeriğini ne derece anlatabilir? Ayrıca bizi, yakından ilgilendiren, liseli geçlik açısından 1 Mayıs’ın önemi nedir?

Öncelikle 1 Mayıs’ın tarihsel geçmişi hakkında kısaca bilgiler sunmak gerekir. 1800’lü yıllarda neredeyse dünyanın her yerinde işçiler “gün ışığı” kuralıyla çalışıyorlardı. Neydi bu kural? İşçiler sabah güneşin doğuşuyla iş başına geçip ellerine çekiçlerini, tırpanlarını alıp çalışmaya başlıyorlardı. İş sonu güneşin batımına kadar gelmiyordu. Yani işçiler, yoksul halk gün doğumundan gün batımına kadar sürekli ter dökmek zorundaydı.

Bu zor çalışma koşulları artık işçilerin canına tak etmişti. 1 Mayıs 1886’da başta Chicago olmak üzere Amerika çapında işçiler grev yaptılar. Direnişe geçtiler. İş bıraktılar. Talepleri ise günde 8 saatten fazla çalışmamaktı. Yüz binlerce işçinin bu başarılı eylemlerinden sonra talepleri gerçekleşti ve 8 saatlik iş günü uygulaması, ülkenin birçok yerinde, gerçekleşti.

İşçi sınıfının 1 Mayıs 1886 tarihindeki azimli mücadelesi tüm dünyada patronlara ve kapitalist düzene karşı verilen mücadelenin simgesi oldu. Böylece 1889’da Paris’te toplanan 2. Uluslar arası Emekçi Birliği’nin açıklamasıyla 1 Mayıs tüm dünyada, tüm uluslarda, her yerde birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak belirlendi.

Ülkemizde de 1 Mayıs eylemleri Osmanlı İmparatorluğu döneminden bugüne kadar devam ediyor. Fakat 1 Mayıs; 50 yıl yasaklı kaldı ülkemizde.1975’te yasaklı döneme karşı işçi sınıfı 1 Mayıs’ı tekrardan gündeme taşımış sonraki yıllarda daha da yükselmişti. Takvimler 1 Mayıs 1977’yi gösterdiğinde İstanbul-Taksim Meydanı’nda toplanan Beş yüz bin emekçinin üzerine patronların, sermayenin silahlı güçleri tarafından saldırıldı. 36 işçi öldürüldü. Bu tarihten itibaren artık 1 Mayıs’lar ülkemizde daha can yakıcı ve önemli hale geldi.

12 Eylül Askeri Faşist darbesinden sonraki uzun yıllar boyunca 1 Mayıs yine yasaklandı. Sonraki yıllarda işçilerin, devrimcilerin yine kararlı mücadelesiyle 1 Mayıs’ta alanlar tekrardan dolmaya başladı.

2007 yılında Taksim’de öldürülenlerin üzerinden 30 yıl geçmesinin anısına 1 Mayıs, İstanbul-Taksim’de kutlanılmak istendi ancak kapitalizmin kolluk güçleri yine saldırıyla cevap verdi. Ancak emekçiler yine de Taksim’e girdi. Ertesi yıl da aynı saldırıyla başlayan 1 Mayıs gününde, tüm İstanbul 1 Mayıs alanına dönüştü. İstanbul’da emekçiler barikatların ardından mücadele gücünü gösterdi.

Tarihsel anlamda birçok olayı atlamış olunmasına rağmen 1 Mayıs’ın özetle tarihi bile uzun sürdü. Uzun sürdü çünkü işçilerin, ilericilerin savaşı kısa veya tek raund’luk değil.

Biz liseli gençler olarak emekçi ailelerimizle birlikte bu yaşama ayak bastık. Çalışan annelerimizin, babalarımızın bizlere güzel gelecek sunmak gibi hedefleri var. Kendileri bu hedefleri uğruna en zor işçilik koşullarında çaba harcıyorlar. Durumlarını öncelikle anlamak sonrasında anlamlandırmak gerekiyor. Kapitalizmin, Emperyalizmin bir düzen olarak sadece dünya halklarına değil ailemize, ailemizin her bir bireyine acımasızda saldırdığını göremiyor muyuz yoksa? Ailelerimizin para kazanmak uğruna ne zor hallerde çalıştığını görmek zorundayız.

Ayrıca zaten meslek lisesinde okuyanlarımız işçiliğin ne kadar zor bir şey olduğuna oldukça erken tanık oluyorlar. Liselerden mezun olup üniversiteyi kazanamayan öğrenciler, zorunlu olarak işçi oluyor ve emek sömürüsüne maruz kalıyorlar. Üniversiteyi kazanıp mezun olduktan sonra bile sömürü düzeni yakamızı bırakmıyor. Belki bir miktar daha fazla para kazanıyor ama yine de sömürüye bağlı bir işçi oluyoruz. Paraya, kâra dayalı kapitalizmle yüzleşiyoruz.

Bizler ilerici liseliler olarak kapitalizmle, bu düzenin kolluk, bacaklık her türden gücüyle yüzleşmekten çekinmiyoruz. Dünyanın dört bir yanında olduğu gibi işçiler, emekçiler, devrimciler, gençler, öğrenciler, liseliler olarak alanlarda insanlığın, haklarımızın taleplerini haykıracağız. Bu çok zor bir şey değil. Çünkü 1 Mayıs kapısını sadece işçilere değil herkese açıyor! Hangi okuldan geldiğimiz, nereli olduğumuz, hangi dil konuştuğumuz önemli değil 1 Mayıs için. Çünkü biz liseliler de tüm insanlık gibi emeğimize sahip çıkmak zorundayız!

Tagged as: , , , , , , , , , , , , , , , , ,