<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title> &#187; Biyografiler</title>
	<atom:link href="http://ilericiliseliyiz.biz/category/biyografiler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ilericiliseliyiz.biz</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 10:47:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Vladimir İlyiç Ulyanov Lenin</title>
		<link>http://ilericiliseliyiz.biz/2012/01/26/vladimir-ilyic-ulyanov-lenin/</link>
		<comments>http://ilericiliseliyiz.biz/2012/01/26/vladimir-ilyic-ulyanov-lenin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 18:19:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ild</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Pano]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilericiliseliyiz.biz/?p=1858</guid>
		<description><![CDATA[Büyük ekim devrimi lideri, Sovyetler Birliği Komünist Partisi ilk genel sekreteri, Bilimsel Sosyalizm&#8216;in teorisyeni ve geliştiricisi Lenin, Rusya&#8217;da Ulyanovsk şehrinde doğdu. Lenin, demokrasi ve özgür eğitim için mücadele veren devlet memuru İlya Nikolayeviç Ulyanov ile liberal görüşlere sahip Maria Aleksandrovna Ulyanov&#8217;un oğludur. 1886 yılında babasını beyin kanamasından kaybettikten kısa bir süre sonra, Mayıs 1887&#8242;de büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;"><a href="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2012/01/a4.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1859" style="border: 1px solid black; margin: 1px;" title="a" src="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2012/01/a4-266x300.jpg" alt="" width="266" height="300" /></a>Büyük ekim devrimi lideri, Sovyetler Birliği Komünist Partisi ilk genel sekreteri, <em>Bilimsel Sosyalizm</em>&#8216;in teorisyeni ve geliştiricisi Lenin, Rusya&#8217;da Ulyanovsk şehrinde doğdu. Lenin, demokrasi ve özgür eğitim için mücadele veren devlet memuru İlya Nikolayeviç Ulyanov ile liberal görüşlere sahip Maria Aleksandrovna Ulyanov&#8217;un oğludur.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">1886 yılında babasını beyin kanamasından kaybettikten kısa bir süre sonra, Mayıs 1887&#8242;de büyük ağabeyi Aleksandr Ulyanov, Rus Çarı III. Aleksandr&#8217;ın ölümüne sebep olan bir suikaste katılması sebebiyle asılarak idam edildi. Kız kardeşi Anna da, aynı sebepten Karzan yakınlarındaki Kokuchkino kasabasına sürgüne gönderildi. Bu Ulyanov ailesinin parçalanmasına sebep oldu. Lenin&#8217;in daha genç yaşında böyle bir trajedi yaşaması ilerideki hayatını çok etkiledi.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Ağabeyini kaybettiği yıl liseden mezun olan Lenin, Kazan Üniversitesi&#8217;ne girdi. Üniversiteye başlamasından kısa süre sonra Rus Devrimini destekleyen bir öğrenci örgütüne katıldı. 1888-1889 yılları arasında hukuk eğitimi sırasında Rus Edebiyatı konusunda kendini geliştirdi. Üniversite yıllarında Latince, Yunanca, Almanca, Fransızca ve İngilizce de öğrendi, Karl Marx&#8217;ın &#8220;Das Kapital&#8221; adlı eserini okudu. Ardından 1892 yılında hukuk alanında diplomasını aldı. Mezuniyetinin ardından Tatar köyü olan Samara&#8217;da bir süre avukatlık yaptı. 1893 yılında St. Petersburg&#8217;a yerleşerek Marksist gruplara katıldı. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">1898 Temmuz&#8217;unda bir sosyalist eylemci olan Nadejda Krupskaya ile evlendi. Sürgünde iken, Iskra gazetesini kurdu. Devrimci hareket üzerine çeşitli makaleler ve kitaplar yazdı. Bu dönemde çeşitli mahlaslar kullandıktan sonra sonunda Lenin mahlasını kullanmaya karar verdi.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi&#8217;nde etkin görev aldı. 1906 yılında başkanlığa seçildi. Nisan 1917&#8242;de Petrograd&#8217;a ulaşan Lenin, geçici hükümete karşı <em>Nisan Tezleri</em>&#8216;ni yayımlayarak Bolşevik hareketinde liderlik konumuna geldi. Ekim ayında geçici hükümete karşı &#8220;Sovyetler iktidara!&#8221; sloganıyla silahlı bir devrime önayak oldu. Ekim Devriminin gerçekleşmesinde öndeydi. 8 Kasım’da Lenin, Rus Sovyet Kongresi tarafından &#8220;Halk Komiserleri Konsey Başkanı&#8221; seçildi.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">30 Ağustos 1918&#8242;de bir miting sonrası aracına giden Lenin’e suikast yapıldı. Lenin, suikastçının üç el ateşiyle yaralandı. Kurşunların ikisi omzuna, biri akciğerine isabet etti. Diğer suikastçıların hastanede beklediğine inanan Lenin, hastaneye gitmeyi reddetti. Doktorlar kurşunları çıkarmanın çok tehlikeli olduğuna karar verdiler.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">1919 Mart ayında Lenin ve diğer Bolşevik liderler tüm dünyadan gelen devrimci sosyalistlerle buluşarak Komünist Enternasyonal’i kurdu. Lenin, Marksizm üzerine kurulmuş politik ve ekonomik bir teori olan <em>Leninizm</em>&#8216;in kurucusudur. Leninizm, Marksizmin çağın gereklerine göre hem kuramsal hem politik hem de ekonomik alanda, temel ilkelere bağlı kalarak yeniden uyarlanması olmuştur.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Lenin&#8217;in suikast girişiminde aldığı yaralar sağlık durumunu kötüye götürmüştü. Kurşun hala boynunda idi ve omuriliğe yakın durduğu için, o günün tıp tekniğiyle çıkarılması mümkün değildi. 1922 Mayıs’ında ilk defa felç geçirerek sağ tarafı kısmen felçli kalan Lenin’in hükümetteki rolü giderek azaldı. Aynı yılın Aralık ayında geçirdiği ikinci felçten sonra aktif politikadan çekildi. 1923 Mart’ında geçirdiği üçüncü felcin sonrasında konuşma yeteneğini de yitirerek ölene kadar yatağa bağımlı kaldı. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Lenin 21 Ocak 1924 günü, 53 yaşında öldü. Lenin&#8217;in mumyalanan naaşı Moskova’da Lenin Mozolesi’nde daimi istirahatgahına kondu. Lenin&#8217;in korunan naaşı Moskova&#8217;da Kızıl Meydan&#8217;daki Lenin Mozolesi&#8217;nde sürekli olarak ziyarete açık tutulmaktadır. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Sovyet hükümeti, tanınmış Alman bilimadamı Oskar Vogt&#8217;u Lenin’in beynini incelemek ve &#8220;dehaya&#8221; yol açan beyin hücrelerinin yerini tespit etmekle görevlendirdi.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilericiliseliyiz.biz/2012/01/26/vladimir-ilyic-ulyanov-lenin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hrant Dink</title>
		<link>http://ilericiliseliyiz.biz/2012/01/19/hrant-dink-2/</link>
		<comments>http://ilericiliseliyiz.biz/2012/01/19/hrant-dink-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 19:11:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ild</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Pano]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilericiliseliyiz.biz/?p=1848</guid>
		<description><![CDATA[Hrant Dink, 1954 yılında Malatya&#8217;da doğdu. Anne ve babası 1961 yılında İstanbul&#8217;a taşınmalarının ardından boşandı. Hrant ve iki kardeşi ailenin bölünmesinin ardından Gedikpaşa’daki Ermeni Yetimhanesi&#8217;ne yerleştirildi. Hrant Dink bu süreçte Türkiye&#8217;de gelişmekte olan sol siyasetten etkilendi. Türkiye Komünist Partisi / Marksist-Leninist (TKP-ML TİKKO) çizgisinde siyaset yapmaya başladı. Yakalandığı durumda örgüt ile Ermeni cemaati ilişkilendirilmesin diye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: x-small;"><span style="font-size: small;"><a href="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2012/01/a1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1849" title="a" src="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2012/01/a1.jpg" alt="" width="240" height="300" /></a>Hrant Dink, 1954 yılında Malatya&#8217;da doğdu. Anne ve babası 1961 yılında İstanbul&#8217;a taşınmalarının ardından boşandı. Hrant ve iki kardeşi ailenin bölünmesinin ardından Gedikpaşa’daki Ermeni Yetimhanesi&#8217;ne yerleştirildi.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;">Hrant Dink bu süreçte Türkiye&#8217;de gelişmekte olan sol siyasetten etkilendi. Türkiye Komünist Partisi / Marksist-Leninist (TKP-ML TİKKO) çizgisinde siyaset yapmaya başladı. Yakalandığı durumda örgüt ile Ermeni cemaati ilişkilendirilmesin diye ismini mahkeme kararı ile Fırat olarak değiştirdi.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">Liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi&#8217;nde Zooloji eğitimi aldı. Bir süre sonra yetimhanede birlikte büyüdükleri Rakel ile evlendi.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">Kardeşleriyle birlikte açtıkları yayınevi ve kırtasiye işlerini sürdürürken, eşi Rakel’le birlikte, kendileri gibi Anadolu’dan gelen kimsesiz ve yoksul çocukların yetiştiği Tuzla Ermeni Çocuk Kampı’nı yönetmeye başladı. Açılışından 21 yıl sonra kampa devlet el koydu. Askerliğini Denizli Piyade Alayı&#8217;nda sekiz ay kısa dönem er olarak yaptı.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">Bazı cemaat gazetelerinde kitap eleştirileri ile başlayan yazı hayatı, basında çıkan yalan haberlere gönderdiği düzeltmeler ile duyulmaya başladı. Patrikhane’ye, ‘Ermeni toplumu çok kapalı yaşıyor, kendimizi iyi anlatırsak önyargılar kırılır’ diyerek bu amaçla Türkçe bir gazete çıkarmayı önerdi. </span></p>
<p><span style="font-size: small;">5 Nisan 1996 tarihinde ilk sayısı yayınlanan Agos Gazetesi&#8217;nin kuruculuğunu, yayın yönetmenliğini ve başyazarlığını üstlendi. Agos dışında Zaman Gazetesi ve Birgün Gazetesi&#8217;nde yazdı. Yazılarında Türkiye&#8217;deki her etnik topluluğun barış içinde yaşaması gerektiğinin altını çizen Dink, aynı zamanda Ermeni cemaatinin patrikhane dışında sivil bir merkezi olması gerektiğini söyledi. Ermeni Diasporasına 1915 olayları için soykırım kelimesini içermeyen daha yumuşak muhalefet yürütmeleri çağrısında bulunan Dink, Ekim 2005′te “Türklüğe hakaret”ten 6 ay hapis cezası aldı. 19 Ocak 2007′de Şişli Halaskargazi caddesi üzerindeki Agos Gazetesi‘nin çıkışında, 14.54′de yakın mesafeden yapılan 3 el silah atışıyla öldürüldü.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">Hrant Dink cinayetini izleyen saatlerde, cinayete tepki duyan yurttaşların başlattığı Taksim’den Agos Gazetesi’ne doğru yürüyüş kendiliğinden kitle gösterisine dönüştü. Agos gazetesinin önünde on bin kişiyi bulan topluluk, Agos Gazetesiyle ve Ermeni cemaatiyle dayanışma duygularını “Hepimiz Hrant’ız”, “Hepimiz Ermeni’yiz” sloganlarıyla ifade ediyordu.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">Hrant Dink, Türkiye’de 1909 yılından bu yana, suikast sonucu öldürülen 62. gazeteci oldu. Hrant Dink’in cenazesi, 23 Ocak 2007 Salı günü Agos Gazetesi ve Meryem Ana Kilisesi‘ndeki törenlerin ardından Balıklı Ermeni Mezarlığı’nda toprağa verildi. Cenaze törenine toplumun her kesiminden katılanların 120 bin ile 200 bin kişi arasında olduğu tahmin edilen bir kalabalık katıldı.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilericiliseliyiz.biz/2012/01/19/hrant-dink-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ethem Nejat</title>
		<link>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/11/12/ethem-nejat/</link>
		<comments>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/11/12/ethem-nejat/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Nov 2011 20:53:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ild</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Pano]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilericiliseliyiz.biz/?p=1718</guid>
		<description><![CDATA[Ethem Nejat 1887&#8242;de doğmuştur. İttihatçılarla ilişkilerinden dolayı 1908&#8242;den önce yurtdışına gitmiştir. Meşrutiyetin ilan edilmesinden sonra da İstanbul&#8217;a dönmüştür. Ethem Nejat, 1912 yılında kurulan Milli Meşrutiyet Fıkrası&#8217;nın kurucuları arasında yer almıştır. Eylül 1918&#8242;de Maarif Nezareti tarafından Berlin&#8217;e gönderilen Ethem Nejat, 1919&#8242;da İstanbul&#8217;a döndüğünde aynı yıl kurulan Türkiye İşçi ve Köylü Sosyalist Fıkrası&#8217;na katılarak partinin İstanbul adayı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2011/11/ethemnejat.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1719" title="ethemnejat" src="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2011/11/ethemnejat-179x300.jpg" alt="" width="179" height="300" /></a>Ethem Nejat 1887&#8242;de doğmuştur. İttihatçılarla ilişkilerinden dolayı 1908&#8242;den önce yurtdışına gitmiştir. Meşrutiyetin ilan edilmesinden sonra da İstanbul&#8217;a dönmüştür.</p>
<p>Ethem Nejat, 1912 yılında kurulan Milli Meşrutiyet Fıkrası&#8217;nın kurucuları arasında yer almıştır. Eylül 1918&#8242;de Maarif Nezareti tarafından Berlin&#8217;e gönderilen Ethem Nejat, 1919&#8242;da İstanbul&#8217;a döndüğünde aynı yıl kurulan Türkiye İşçi ve Köylü Sosyalist Fıkrası&#8217;na katılarak partinin İstanbul adayı olmuştur. Bu dönemden sonra sosyalist hareket içinde görülür.</p>
<p>Ethem Nejat eskiden beri, gençlerin ve yoksul emekçilerin örgütlenmeleri gerektiği düşüncesine sahiptir. Onun 1910 ve 1914 senelerinde Eskişehir&#8217;deyken Anadolu&#8217;nun çeşitli merkezlerinde öğretmenleri örgütlemek için verdiği uğraşıları çeşitli mektuplarında görülür.</p>
<p>1918-1919 döneminde Ethem Nejat Almanya&#8217;da bulunur. Orada komünist hareketi ve Alman işçi hareketini yakından izleyen ve bazı arkadaşlarıyla Almanya&#8217;daki sınıf mücadelesine fiilen katılan Ethem Nejat, Marksizmi daha yakından tanıma, irdeleme olanağına kavuşur ve Marksist düşünce açısından derinleşir.</p>
<p>II. Meşrutiyet dönemi eğitimcilerden Ethem Nejat, yaşadığı dönemde eğitimin çağdaşlaştırılması çalışmalarına büyük katkıda bulunmuştur. I. Dünya Savaşı öncesi dönemde Manastır, Bursa ve İzmir&#8217;in öğretmen okullarında müdürlük ve maarif müdürlüğü görevlerinde bulunur. Bu dönemde Ethem Nejat, &#8220;Şurayı Ümmet&#8221;, &#8220;Siper-i Saika&#8221;, &#8220;Say ve Amel&#8221; gibi gazete ve dergilere makaleler yazmış, &#8220;Terbiyeyi Yeni Fikir&#8221; adında pedagojik bir dergi çıkartmıştır. Ethem Nejat&#8217;ın, İzmir&#8217;de öğretmen okulu müdürlüğü yaparken Aydın ili genel meclisi için verdiği rapor, &#8220;Terbiye-i îptidaiye Islahası&#8221; adı altında bir kitapçık olarak yayınlanmıştır. Nejat&#8217;ın 1913&#8242;te İstanbul&#8217;da yayınladığı &#8220;Tekamül ve Kanunları&#8221; adlı çalışmasını, U. Z. Ülkem, Türkiye&#8217;de yazılmış ilk sosyoloji kitaplarından birisi olarak tanımlar.</p>
<p>Ethem Nejat, 10 Eylül 1920 tarihinde kurulan Türkiye Komünist Partisi&#8217;nin genel sekreteri olmuştur. Mustafa Suphi ve arkadaşları ile Bakü&#8217;den Anadolu&#8217;ya gelirken, engellemelerle karşılaşmışlar ve Trabzon&#8217;da elleri bağlı olarak bindirildikleri teknede 28-29 Ocak 1921 tarihinde öldürülmüşlerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/11/12/ethem-nejat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mustafa Suphi</title>
		<link>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/10/30/mustafa-suphi/</link>
		<comments>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/10/30/mustafa-suphi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 Oct 2011 12:57:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ild</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Pano]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilericiliseliyiz.biz/?p=1714</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Suphi 1883 yılında o zamanlar Trabzon&#8217;a bağlı Giresun kazasında doğar. İlk öğrenimini Kudüs ve Şam’da, lise öğrenimini Erzurum’da tamamlar. 1905 yılında İstanbul Hukuk Mektebi’nden mezun olduktan sonra Paris’te Siyasal Bilgiler Okulu’nu bitirir. Fransa’da bulunduğu dönem, Tanin gazetesinin muhabirliğini yapar. Paris’ten İstanbul’a dönüşü 1908 yılına, İkinci Meşrutiyet’in ilan edildiği günlere rastlar. Tanin, Servet-i Fünun ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2011/10/a.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1715" style="border: 1px solid black; margin: 1px;" title="a" src="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2011/10/a.jpg" alt="" width="200" height="265" /></a>Mustafa Suphi 1883 yılında o zamanlar Trabzon&#8217;a bağlı Giresun kazasında doğar. İlk öğrenimini Kudüs ve Şam’da, lise öğrenimini Erzurum’da tamamlar. 1905 yılında İstanbul Hukuk Mektebi’nden mezun olduktan sonra Paris’te Siyasal Bilgiler Okulu’nu bitirir.</p>
<p>Fransa’da bulunduğu dönem, Tanin gazetesinin muhabirliğini yapar. Paris’ten İstanbul’a dönüşü 1908 yılına, İkinci Meşrutiyet’in ilan edildiği günlere rastlar. Tanin, Servet-i Fünun ve Hak gazetelerine yazılar yazar; Ticaret Mekteb-i Alisi’nde, Darülmuallimin-i Aliye ve Mekteb-i Sultani&#8217;de hukuk ve iktisat dersleri verir.</p>
<p>İttihat ve Terakki Fırkası’nın 1911 yılındaki genel kongresine Anadolu delegesi olarak katılır. İttihatçılıktan kopuşu bu kongreden sonra başlar ve 1912 Ağustos&#8217;unda partiden tamamen ayrılır ve fırkaya muhalefet etmeye başlar. 1912 yılında Milli Meşrutiyet Fırkası&#8217;nın kurucuları arasında yer alır. Mustafa Suphi, muhaliflere karşı 1913 yılının sonlarında başlayan sürgün furyasından nasibini alır ve Sinop’a sürülür.</p>
<p>1914 yılının başlarında kendisini komünist düşünceyle tanıştıracak olan süreç, bir grup arkadaşı ile birlikte bir tekne ile Rusya’ya gitmeleriyle başlar. Önce siyasi mülteci olan Mustafa Suphi, Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması ile birlikte Osmanlı tebasından olduğu için sürgüne gönderilir. Sürgün yıllarında Türkiye kökenli çeşitli devrimcilerle ve Bolşevikler’le tanışır. Doğu cephesinde esir düşerek Rusya içlerine sürgüne gönderilen Anadolulu askerler arasında çalışma yürütür. Suphi’nin Bolşevik düşüncelerle tanışıp devrimci bir çalışma yürütmeye başlaması 1914-15 yıllarına denk düşer.</p>
<p>Mustafa Suphi 1915&#8242;te Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi nin Bolşevik kanadına girer. 1917 Ekim Sosyalist Devrimi nden sonra, Moskova ya gider. Tatar-Başkırt devrimcileriyle birlikte Yeni Dünya gazetesini çıkarmaya başlar. Halk Komiseri Josef Stalin&#8217;in yardımcılarından Sultan Galiyev&#8217;in sekreterliğini üstlenir. Bu dönemde daha çok Kırım ve Odessa’daki, Rusya kökenli ya da savaş esiri Türkler arasında çalışma yürütür. Kızılordu içinde örgütlenen Türk savaş esirlerinden bir birlik ile Rus İç Savaşına katılır. Gerçek anlamda Anadolu’ya yönelik çalışmaya başlaması Mayıs 1920’de Bakü’ye gelmesi ile olmuştur. Bu dönemin zirvesi 10 Eylül 1920’de 15 bölgeden gelen 75 delege ile Türkiye Komünist Partisi&#8217;nin kurulmasıdır. Türkiye Komünist Partisi&#8217;nin (TKP) kurucusu ve ilk genel başkanı olarak tarihe geçer. Sovyet hükümeti tarafından güvenilen ve Anadolu’daki komünist hareketin gelecekteki lideri olarak görülen Suphi, partinin aldığı karar doğrultusunda Anadolu’ya geçme ve Türkiye&#8217;deki komünist hareketi daha da örgütlü bir hale getirme kararı alır. Bu kapsamda işgale karşı Anadolu&#8217;da savaşmak üzere Sovyetler Birliği&#8217;nde bulunan Türkiyeli askerlerden bir Bolşevik Tabur oluşturulur ve Anadolu&#8217;daki Kuvayi Milliye Hareketi Komutanlığı&#8217;nın emrine verilir. Ancak bu birliğin beraber savaşması mümkün olmayacak ve askerler değişik birliklere dağıtılacaktır.</p>
<p>TKP&#8217;nin Türkiye&#8217;deki etkinliklerini ve örgütlenmesini düzenlemek üzere, 28 aralık 1920&#8242;de Bakü&#8217;den Kars&#8217;a geçer. Kars&#8217;tan Erzurum&#8217;a doğru yola çıkan Mustafa Suphi ve beraberindeki yoldaşları daha önceden oluşturulmuş grupların protesto gösterileriyle karşılaşır ve kente sokulmaz. Mustafa Suphi can güvenliklerinin ortadan kalkması üzerine arkadaşlarıyla birlikte Trabzon&#8217;a geçer. Motorla Batum&#8217;a gitmeyi, oradan da Bakü&#8217;ye dönmeyi kararlaştıran grup, sağlanan bir motorla Kardeniz&#8217;e açılır. Trabzon açıklarında saldırıya uğrayan Mustafa Suphi ve 14 yoldaşı öldürülerek denize atılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/10/30/mustafa-suphi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yılmaz Güney</title>
		<link>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/10/21/yilmaz-guney/</link>
		<comments>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/10/21/yilmaz-guney/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Oct 2011 09:27:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ild</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Pano]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilericiliseliyiz.biz/?p=1701</guid>
		<description><![CDATA[   Yılmaz Güney 1 Nisan 1937 yılında Adana&#8217;da doğdu. Paris, Fransa, Kürt sinema oyunculuğunun yanısıra yönetmen, senarist ve yazar olarak sanat hayatına katkılarda bulundu. Özellikle &#8216;Çirkin Kral&#8216; dönemi sonrasında çektiği ve önemli bir sinemacı olarak kabul edilmesini sağlayan Cannes ödüllü &#8216;Yol&#8217;, &#8216;Sürü&#8217;, &#8216;Umutsuzlar&#8217; gibi filmleriyle tanındı.   Yılmaz Güney&#8217;in gerçek adı Yılmaz Pütün&#8217;dür. Kendi ifadesine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: medium;">   <a href="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2011/10/a.gif"><img class="alignleft size-medium wp-image-1702" style="border: 1px solid black; margin: 1px;" title="a" src="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2011/10/a-235x300.gif" alt="" width="235" height="300" /></a>Yılmaz Güney 1 Nisan 1937 yılında Adana&#8217;da doğdu. Paris, Fransa, Kürt sinema oyunculuğunun yanısıra yönetmen, senarist ve yazar olarak sanat hayatına katkılarda bulundu. Özellikle &#8216;<em>Çirkin Kral</em>&#8216; dönemi sonrasında çektiği ve önemli bir sinemacı olarak kabul edilmesini sağlayan Cannes ödüllü &#8216;<em>Yol&#8217;, &#8216;Sürü&#8217;, &#8216;Umutsuzlar&#8217;</em> gibi filmleriyle tanındı.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: medium;">  Yılmaz Güney&#8217;in gerçek adı Yılmaz Pütün&#8217;dür. Kendi ifadesine göre Pütün kırılması zor sert meyve çekirdeği demektir. 1937 yılında, işçi bir ailenin iki çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Öğrenimi sırasında ailesinin maddi zorlukları yüzünden pamuk işçiliğinden, gazoz ve simit satmaya kadar birçok işte çalışmak zorunda kaldı. Kendisi aslen Siverek Zazasıdır. Adana&#8217;da yetişmiş büyümüştür ve daha sonra ki yıllarında da Adana&#8217;yı unutmamış ve Adana birçok sinema filmine konu olmuştur. Üniversite okumak üzere İstanbul&#8217;a gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçte bir yandan da hikâyeler yazıyordu. Daha sonra Atıf Yılmaz&#8217;ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: medium;">   Yılmaz Güney, 1959 yılında Atıf Yılmaz&#8217;ın yönetmenliğini yaptığı <em>&#8216;Bu Vatanın Çocukları&#8217; </em>ve <em>&#8216;Alageyik&#8217;</em> isimli filmlerin hem senaryosunu yazar hem de filmlerde rol alır ve oynar. <em>&#8216;Karacaoğlan&#8217;ın Karasevdası&#8217; </em>filminde de yönetmen yardımcılığı yapar. &#8216;<em>Yeni Ufuklar</em>&#8216; ve &#8216;<em>On Üç&#8217;</em> gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanır ve 1961 yılında 1,5 yıl hapis cezasına mahkum olur. İki yıl sonra tekrar kaldığı yerden devam eden Yılmaz Güney, o dönemde daha çok macera filmleri çeker. Filmlerinde ezilen, hor görülen bir &#8220;Anadolu çocuğunun&#8221; otoriteye başkaldırısı vardır. Bu dönemde &#8216;<em>Çirkin Kral&#8217;</em> lakabını alır. Bu dönemde ki en önemli filmi Lütfü Akad&#8217;ın yönettiği ve kendisinin yazdığı bir film olan &#8216;<em>Hudutların Kanunu&#8217; </em>olur. Bu dönem boyunca oyunculuğunu geliştiren Yılmaz Güney, abartısız ve yalın oyunculuk anlayışı bu dönemde artık oturtmuştur.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: medium;">   Yılmaz Güney, 1972 yılında &#8220;devrimcilere yardım ve yataklık yaptığı&#8221; gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkûm edildi. Yılmaz Güney içeride kaldığı süre boyunca sinema ve sanat ile ilgili fikirlerini; şiir ve öykülerini o dönemde çıkarmaya başladığı Güney dergisinde yayınladı. 1974&#8242;te cezaevinden çıktı. İki yıldan fazla cezaevinde kalan Yılmaz Güney aynı yıl <em>&#8216;Arkadaş</em>&#8216; filmini çekti. Yine aynı yıl &#8216;<em>Endişe&#8217;</em> adlı filmi çekerken Yumurtalık ilçesindeki bir gazinoda ilçe yargıcı Sefa Mutlu&#8217;yu öldürmekten tutuklandı ve 25 Ekim&#8217;de Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde başlayan yargılamaların sonucu 13 Temmuz 1976&#8242;da 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Beş yıl hapis yattıktan sonra 9 ekim 1981 tarihinde izinli olarak çıktığı Isparta yarı açık cezaevinden yurtdışına firar etti.Yılmaz Güney&#8217;in hapisten kaçış serüveni çok ilginçtir; hapise girmeden önce çekmiş olduğu &#8216;<em>Şeytanın Oğlu&#8217;</em> filminde bir günlük bayram izininde dışarı çıkan ve kayıplara karışan bir adamın hikayesini anlatan Sanatçı, filmi kendisi oynamış oldu. Bir günlük izin ile hapisten çıkarak Fransa&#8217;ya kaçtı ve yaşamının geri kalanını orada geçirdi. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: medium;">   Cezaevinde sinemaya olan ilgisi devam etti. Bu dönemde yazdığı Zeki Ökten tarafından çekilen &#8216;<em>Sürü</em>&#8216; ve yurt dışında ve yurt içinde büyük ilgi gören ve Şerif Gören tarafından &#8216;<em>Yol</em>&#8216; çekildi. Cezaevindeyken GÜNEY adlı bir sanat-kültür dergisi çıkardı. Yol&#8217;un kurgusunu tekrar yaptı ve Cannes Film Festivali&#8217;nde ödül aldı. Yurt dışına kaçtıktan sonra <em>&#8216;Duvar&#8217;</em> filmini Fransa&#8217;da çekti. Duvar onun son filmi olmuştur.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Times New Roman,serif;"><span style="font-size: medium;">9 Eylül 1984&#8242;te Mide kanserinden ölen Yılmaz Güney, son yıllarını Paris&#8217;te geçirdi ve ölümünden sonra Paris&#8217;te bulunan &#8220;Père Lachaise Mezarlığı&#8221; na gömüldü.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/10/21/yilmaz-guney/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Josef STALİN ( İosif Besarionis dze Cugaşvili )</title>
		<link>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/03/28/josef-stalin-iosif-besarionis-dze-cugasvili/</link>
		<comments>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/03/28/josef-stalin-iosif-besarionis-dze-cugasvili/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Mar 2011 21:17:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ild</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilericiliseliyiz.biz/?p=1334</guid>
		<description><![CDATA[18 Aralık 1879 Gori / Tiflis / Çarlık Rusya doğumlu asker temelli devlet adamıdır. 1917 Ekim Devriminin gerçekleşmesinde asli görevler almıştır. Asker olmasından dolayı tarzı biraz sert olan STALİN, SSCB ( Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ) yönetimi altında 30 yıl genel sekterlik yapmıştır. V.İ.Lenin‘in ölümünden sonra SSCB nin lideri konumuna gelmiştir. Çocukluk yıllarında papaz okulunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- p { margin-bottom: 0.21cm; } --><span style="font-size: x-small;"><span style="font-size: x-small;"><a href="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2011/03/stalin.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1335" style="border: 1px solid black; margin: 1px;" title="stalin" src="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2011/03/stalin-300x293.jpg" alt="" width="300" height="293" /></a></span></span></p>
<p><!-- p { margin-bottom: 0.21cm; } --><span style="font-size: x-small;"><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">18 Aralık 1879 Gori / Tiflis / Çarlık Rusya doğumlu asker temelli devlet adamıdır. 1917 Ekim Devriminin gerçekleşmesinde asli görevler almıştır. Asker olmasından dolayı tarzı biraz sert olan STALİN, SSCB ( Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ) yönetimi altında 30 yıl genel sekterlik yapmıştır. V.İ.Lenin‘in ölümünden sonra SSCB nin lideri konumuna gelmiştir.</span></span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Çocukluk yıllarında papaz okulunda eğitim hayatına başlayan Stalin buradan bir üst eğitim basamağı olan Gürcü Ortodoks Rahip Okuluna devam etmiştir. Fakat isyan bu gencin ruhunda vardır ve okul otoritesine karşı gelir, dolayısıyla okuldan atılır. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Bu dönemde Stalin, Lenin’ in eserlerini okumaya başlar. Marksist olmaya karar vermesi çok zamanını almaz. Ardından Tiflis&#8217;deki RSDİP örgütüne katılır ve 1901 yılında Tiflis‘de Çarlık askerleri tarafından bastırılan 1 Mayıs gösterilerini örgütler. Devrimci mücadelenin işçi sınıfından ayrı tutulamayacağını bilen Stalin Tiflis‘ten  Batum‘a geçerek petrol işçileri arasında örgütlenir. 1903 yılında ise Bolşeviklere katılır. Aldığı görevleri disiplinle yerine getirir ve Kafkaslarda önemli liderler arasında yer almaya başlar. Grev, propaganda, örgütlenme ve banka soygunu eylemlerinde bulunur. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">1917 Ekim devrimi yapıldıktan sonra Josef Stalin, Sovyetler Birliğinde, bir tek ülkede sosyalist kuruluşun savunucusu oldu. &#8220;Planlı ekonomi&#8221;, &#8220;Kollektivizasyon&#8221; ve &#8220;Endüstrileşme&#8221; uygulamaları ile 1928-1936 yılları arasında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği&#8217;nde köklü dönüşümlerin gerçekleştirilmesini sağladı. İkinci Dünya Savaşı sırasında parti liderliği, hükümet başkanlığı ve sovyet orduları başkomutanlığı görevlerini birarada yürüttü. 5 Mart 1953&#8242;te öldü. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Çok sade bir yaşam tarzı olan Stalin kimi çevrelerce diktatör olduğu iddiasıyla sevilmez. Fakat genel yargı bu liderin iyi bir; sosyalist, lider, devlet adamı, strateji ve taktik uzmanı olarak bilir. Sade yaşam tarzının yanında Stalin aynı zamanda çok da hoşgörülüdür. Sosyalizme ihanet edenler konusunda hiç acıması yoktur. Stalin iyisiyle kötüsüyle tarihe damga basmış, emperyalist devletlerin korkulu rüyası olmuş bir lider olarak hafızalarda yerini alacaktır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Stalin ile ilgili anekdotlar:</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">+  İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanların eline esir düşen Stalin&#8217;in en büyük oğlu Yakov&#8217;un Rusların elindeki esir Alman generallerinden biri karşılığında teslim edilmesi önerildiğinde Stalin&#8217;in verdiği cevap:</span></span></p>
<p>“<span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Bir onbaşı ancak bir onbaşı ile takas edilir. (Yakov adında bir oğlum yok.)”</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">+ ABD eski Moskova Büyükelçisi Averell Harriman&#8217;a.</span></span></p>
<p>“<span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Sovyet ordusunda geri çekilmek ileri gitmekten daha çok yürek ister.”</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">+ 26 Ekim 1932&#8242;de Sovyetler&#8217;in en iyi 50 yazarıyla Maksim Gorki&#8217;nin evinde yaptığı toplantıda :</span></span></p>
<p>“<span style="font-family: Arial,sans-serif;"><span style="font-size: small;">Yazarlar insan ruhunun mühendisleridir.”</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/03/28/josef-stalin-iosif-besarionis-dze-cugasvili/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz Gezmiş</title>
		<link>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/03/20/deniz-gezmis/</link>
		<comments>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/03/20/deniz-gezmis/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Mar 2011 10:14:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ild</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilericiliseliyiz.biz/?p=1295</guid>
		<description><![CDATA[Deniz Gezmiş 27 Şubat 1947&#8242;de Ankara&#8217;nın Ayaş ilçesinde doğdu. Gezmiş, ilk ve ortaöğretimini Sivas&#8217;ta, liseyi İstanbul&#8217;da okudu. Lise döneminde sosyalist düşünceyle tanıştı 1965&#8242;ten sonra canlanan gençlik hareketinin en önemli önderlerinden oldu. Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)&#8217;nun kurucusu ve yöneticilerindendi. 1965&#8242;de ise Türkiye İşçi Partisi (TİP)&#8217;nin Üsküdar ilçe başkanlığına üye oldu. 1966&#8242;da Ankara&#8217;dan İstanbul&#8217;a yürüyen Çorum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- p { margin-bottom: 0.21cm; } --><a href="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2011/03/deniz-gezmis.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1296" style="border: 1px solid black; margin: 1px 2px;" title="deniz-gezmis" src="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2011/03/deniz-gezmis-201x300.jpg" alt="" width="201" height="250" /></a>Deniz Gezmiş 27 Şubat 1947&#8242;de Ankara&#8217;nın Ayaş ilçesinde doğdu. Gezmiş, ilk ve ortaöğretimini Sivas&#8217;ta, liseyi İstanbul&#8217;da okudu. Lise döneminde sosyalist düşünceyle tanıştı</p>
<p>1965&#8242;ten sonra canlanan gençlik hareketinin en önemli önderlerinden oldu. Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)&#8217;nun kurucusu ve yöneticilerindendi. 1965&#8242;de ise Türkiye İşçi Partisi (TİP)&#8217;nin Üsküdar ilçe başkanlığına üye oldu. 1966&#8242;da Ankara&#8217;dan İstanbul&#8217;a yürüyen Çorum Belediyesi temizlik işçilerinin Taksim anıtına çelenk bırakmak isteyen ve Türk-İş Sendikasını protesto eden işçilerin yanında olan Gezmiş ilk gözaltısıyla burada tanıştı. 7 Kasım 1966&#8242;da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. Öğrenci örgütlerinin güzenlediği Kıbrıs Mitingi esnasında Aşık İhsani ile birlikte ABD bayrağı yaktıkları gerekçesiyle gözaltına alınmıştır. Hukuk Fakültesindeki arkadaşlarıyla Devrimci Hukukçular Örgütünü kurdu. 7 Mart 1968&#8242;de İÜ Fen Fakültesi konferans salonunda düzenlen toplantıda konuşma yapan Devlet Bakanı Seyfi Öztürk&#8217;ü protesto ettiği için tutuklandı. 2 Mayıs&#8217;a kadar tutuklu kalan Gezmiş, 30 Mayıs&#8217;ta 6.Filo&#8217;yu protesto ettiği için yargılandı ve beraat etti. Öğrenci eylemleri içinde etkinliği giderek artan Deniz Gezmiş, 12 Haziran 1968&#8242;de İstanbul Üniversitesi<span style="color: #000000;">&#8216;</span>nin işgal edilmesinde önderlik etti. İşgal Konseyi adına İÜ Senatosu ile Baltalimani&#8217;nda yapılan görüşmelere katılan öğrenci heyetinin içinde yer aldı; öğrenci haklarının elde edilip işgalin sona erdirilmesinde etkili oldu. İşgalden kısa bir süre sonra İstanbul&#8217;a gelen 6.Filo&#8217;yu protesto eylemlerinde yer alan Gezmiş, 30 Temmuz&#8217;da bu eylemlerden dolayı tutuklandı ve 20 Eylül&#8217;de serbest bırakıldı. Bütün bu olaylardan sonra öğrenci hareketinin efsanevi lideri haline geldi. TİP içinde yoğunlaşarak, ayrılıklara ve tartışmalara yol açan ideolojik sorunlarda Milli Demokratik Devrim (MDD) görüşünü benimseyen Deniz Gezmiş, bu görüşün özellikle devrimci öğrenciler arasında yayılmasında etkili oldu. Ekim 1968&#8242;de eylemlerde birlikte olduğu Cihan Alptekin, Mustafa İlker Türkan, Mustafa Lütfi Kıyıcı, Devran Seymen, Cevat Ercişli, M. Mehdi Beşpınar, Selahattin Okur, Saim Kurul ve Ömer Erim Süerkan&#8217;la birlikte Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB)&#8217;ni kurdu. Ardından 28 Kasım 1968&#8242;de ABD büyükelçisi Kommer&#8217;in gelişi sırasında  Yeşilköy Havalimanı&#8217;nda düzenlenen protesto gösterileri nedeniyle tutuklandı ve bir süre sonra serbest bırakıldı.</p>
<p>Anti-Devrimci güçlere karşı 16 Mart 1969&#8242;da girişmiş olduğu hareketi öğrenci kitleleriyle karşı koyan Gezmiş, bu eylem gerekçesiyle 19 Mart&#8217;ta yeniden tutuklaranarak 3 Nisana kadar hapis yattı. Ardından Filistine giden Gezmiş, Eylül&#8217;e kadar orada kaldı. 1 Eylül&#8217;de Üniversiteyi işgal etti gerekçesiyle okuldan atıldı. Okulda bulunan bir tüfeğin Deniz Gezmiş&#8217;e ait olduğu iddaasıyla hakkında yeniden yakalama çıkartılan gezmiş 20 Aralık&#8217;tan 18 Eylül 1970&#8242;e kadar tutuklu kaldı. Bu süreçte Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan&#8217;la birlikte THKO&#8217;yu kurdu. 11 Ocak&#8217;ta THKO Ankara İş Bankası Eylemini gerçekleştirdi. 12 Mart Darbesinin ilk günlerinden sonra Sivas&#8217;a giden Gezmiş orada yakalandı. 6 Mayıs 1972 tarihinde, gece 1:00-3:00 arası Ankara Merkez Kapalı Cezaevin&#8217;de  idam edildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/03/20/deniz-gezmis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mahatma Gandhi</title>
		<link>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/02/14/mahatma-gandhi/</link>
		<comments>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/02/14/mahatma-gandhi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Feb 2011 08:25:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ild</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilericiliseliyiz.biz/?p=1245</guid>
		<description><![CDATA[1869’da Porbandar’da Vaşiya Kastı&#8217;ndan bir ailenin oğlu olarak doğdu. Asıl adı Mohondas Karamçand Mahatma (Ulu Ruh) Gandhi&#8217;dir. &#8220;Şiddet göstermeme, inancımın birinci maddesidir. Aynı zamanda o, benim itikatımın da son maddesidir.&#8221; diyen Hintli siyasetçi ve düşünce adamı Gandhi, İngiliz sömürgeciliğine karşı Hint milli hareketinin, 1919-1948 yılları arasındaki en önemli lideriydi. 1888-1891 yılları arasında Londra’da hukuk öğrenimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- p { margin-bottom: 0.21cm; } --><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"><a href="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2011/02/gandhi.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1246" style="border: 1px solid black; margin: 1px 2px;" title="gandhi" src="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2011/02/gandhi-189x300.jpg" alt="" width="189" height="300" /></a>1869’da Porbandar’da Vaşiya Kastı&#8217;ndan bir ailenin oğlu olarak doğdu. Asıl adı Mohondas Karamçand Mahatma (Ulu Ruh) Gandhi&#8217;dir. </span></span><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"><strong>&#8220;Şiddet göstermeme, inancımın birinci maddesidir. Aynı zamanda o, benim itikatımın da son maddesidir.&#8221;</strong></span></span><span style="color: #000000;"><span style="font-size: small;"> diyen Hintli siyasetçi ve düşünce adamı Gandhi, İngiliz sömürgeciliğine karşı Hint milli hareketinin, 1919-1948 yılları arasındaki en önemli lideriydi.  1888-1891 yılları arasında Londra’da hukuk öğrenimi gördükten sonra, iki yıl Bombay ve Rackot Kentlerinde avukatlık yaptı. 1893-1914 yılları arasında Güney Afrika’da da avukat olarak çalıştı. Burada ırkçı Apartheid rejiminin ırk ayrımı politikalarına maruz kalan Hintli göçmen işçilerin haklarının savunucusu durumuna yükseldi. Gandhi’nin Güney Afrika’da geçirdiği yıllarda oluşturduğu ideolojisinin temellerini, şiddet karşıtlığı, sivil itaatsizlik, pasifizm, uzlaşmacılık, çilecilik, Asya milliyetçiliği, Hinduizm akımının dinsel mistik öğeleri, dinlere saygı ve teknoloji karşıtlığı oluşturur. Tam 21 yıl sonra, 9 Ocak 1915’te, ülkesi Hindistan’a dönen Gandhi’yi karşılamaya gelen onbinlerce Hintli, onun artık Hindistan için milli bir simge haline geldiğinin de bir kanıtıdır. Hindistan’da olduğu yıllar boyunca İngiliz emperyalizmine karşı pasif ve uzlaşmacı bir çizgi izleyen Gandhi, gerçekleşen birçok yığınsal milli bağımsızlıkçı ve emekçi eylemlerinden doğan kurtuluş fikrini, olgun bir fikir olarak görmedi. Avrupa ürünlerini boykot, sivil itaatsizlik gibi eylemler gerçekleştiren Gandhi, ayaklanmaya ve ulusal kurtuluş için savaşa karşı oldu. Birinci Dünya Savaşı’nda İngilizler için asker toplamak en büyük hatalarından biri olmuştur. 30 Ocak 1948’de radikal-milliyetçi bir Hintli tarafından gerçekleştirilen bir suikastle öldürdü. </span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/02/14/mahatma-gandhi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hrant Dink</title>
		<link>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/02/09/hrant-dink/</link>
		<comments>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/02/09/hrant-dink/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Feb 2011 10:53:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ild</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilericiliseliyiz.biz/?p=1230</guid>
		<description><![CDATA[Hrant Dink, 15 Eylül 1954 de Malatya&#8217;da doğdu. Anne ve babası 1961 yılında İstanbul&#8217;a taşınmalarının ardından boşandı. Hrant ve iki kardeşi ailenin bölünmesinin ardından Gedikpaşa’daki Ermeni Yetimhanesi&#8217;ne yerleştirildi. Ermeni asıllı Türk vatandaşı olan Hrant Türkiye&#8217;de gelişmekte olan sol siyasetten etkilenerek Türkiye Komünist Partisi / Marksist-Leninist çizgisinde siyaset yapmaya başladı. Yakalanması durumunda örgüt ile Ermeni cemaati [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- p { margin-bottom: 0.21cm; } --><span style="font-family: Arial TUR,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"><a href="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2011/02/dink_hrant.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1231" style="border: 1px solid black; margin: 1px 2px;" title="dink_hrant" src="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2011/02/dink_hrant-206x300.jpg" alt="" width="200" height="250" /></a>Hrant</span></span><span style="font-family: Arial TUR,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;"> Dink, 15 Eylül 1954 de Malatya&#8217;da doğdu. Anne ve babası 1961 yılında İstanbul&#8217;a taşınmalarının ardından boşandı. Hrant ve iki kardeşi ailenin bölünmesinin ardından Gedikpaşa’daki Ermeni Yetimhanesi&#8217;ne yerleştirildi. </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial TUR,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Ermeni asıllı Türk vatandaşı olan Hrant Türkiye&#8217;de gelişmekte olan sol siyasetten etkilenerek Türkiye Komünist Partisi / Marksist-Leninist çizgisinde siyaset yapmaya başladı. Yakalanması durumunda örgüt ile Ermeni cemaati ilişkilendirilmesin diye ismini mahkeme kararı ile Fırat olarak değiştirdi.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial TUR,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde Zooloji eğitimi aldı. Bir süre sonra yetimhanede birlikte büyüdükleri Rakel ile evlendi. Kardeşleriyle birlikte açtıkları yayınevi ve kırtasiye işlerini sürdürürken, eşi Rakel’le birlikte, kendileri gibi Anadolu’dan gelen kimsesiz ve yoksul çocukların yetiştiği Tuzla Ermeni Çocuk Kampı’nı yönetmeye başladı. Açılışından 21 yıl sonra kampa devlet el koydu.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial TUR,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Bazı gazetelerde kitap eleştirileri ile yazı hayatına başladı. Basında çıkan yanlış haberlere gönderdiği düzeltmeler ile adı duyulmaya başladı. Ermeni Patrikhanesi’ne, &#8220;Ermeni toplumu çok kapalı yaşıyor, kendimizi iyi anlatırsak önyargılar kırılır&#8221; diyerek bu amaçla Türkçe ve Ermenice bir gazete çıkarmayı önerdi. 5 Nisan 1996 tarihinde ilk sayısı yayınlanan Agos Gazetesi&#8217;nin kuruculuğunu, yayın yönetmenliğini ve başyazarlığını üstlendi. Agos dışında Zaman Gazetesinde ve Birgün Gazetesinde yazdı. Yazılarında Türkiye&#8217;deki her etnik topluluğun barış içinde yaşaması gerektiğinin altını çizen Dink, aynı zamanda Ermeni cemaatinin patrikhane dışında sivil bir merkezi olması gerektiğini de söylüyordu.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial TUR,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">2002 yılında Urfa&#8217;da verdiği bir konferansta &#8220;Ben Türk değil Türkiyeliyim ve Ermeniyim&#8221; dediği için &#8220;Türklüğü aşağılamaktan&#8221; üç yıl yargılanarak, beraat etti. 13 Şubat 2004&#8242;te yayımlanan bir makalesindeki &#8220;&#8216;Türk&#8217;ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni&#8217;nin Ermenistan&#8217;la kuracağı asil damarında mevcuttur.&#8221; sözleri nedeniyle 301. maddeden &#8220;Türklüğe hakaret&#8221; suçlamasıyla yargılandı ve aksi yönde verilen bilirkişi raporuna rağmen 6 ay hapis cezası aldı ancak cezası ertelendi. Dink, bu dava için AİHM&#8217;ye başvurmaya hazırlanmaktaydı.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial TUR,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Hrant Dink 19 Ocak 2007&#8242;de Şişli&#8217;de Halaskârgazi caddesi üzerindeki Agos Gazetesi&#8217;nin çıkışında, 14:54&#8242;de yakın mesafeden yapılan üç el silah atışıyla öldürüldü. Katil zanlısı olarak, 19 yaşındaki Ogün Samast adlı bir kişi, güvenlik kameralarından elde edilen görüntülerin yayınlanmasından sonra, zanlının babası tarafından polise ihbar edilerek, Samsun otogarında sivil giyimli jandarma ve polis ekipleri tarafından yakalandı. Suikastın, Türkiye&#8217;de askeri darbe ortamı yaratmak isteyen Ergenekon (örgüt)ü tarafından organize edildiği iddia edilmektedir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial TUR,sans-serif;"><span style="font-size: x-small;">Hrant Dink, Türkiye&#8217;de 1909 yılından bu yana, suikast sonucu öldürülen 62. gazeteci oldu.</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/02/09/hrant-dink/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cemile Buhayrat</title>
		<link>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/02/07/cemile-buhayrat/</link>
		<comments>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/02/07/cemile-buhayrat/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Feb 2011 21:11:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ild</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ilericiliseliyiz.biz/?p=1225</guid>
		<description><![CDATA[Cemile Buhayrat 1935 yılında Cezayir’de doğdu. Buhayrat orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak yetişti. Çocukluk ve gençlik yıllarında Cezayir, Fransa’nın işgali altında bulunmaktaydı. Fransa’nın Cezayir üzerindeki baskısını daha da şiddetlendirdiği bir dönemde Fransız okulunda eğitim gören Buhayrat eylemci olarak Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi’nin (FLN) öğrenci kollarına katıldı. Buhayrat daha sonraları örgütün gizli subayı ve FLN [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- p { margin-bottom: 0.21cm; } --><a href="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2011/02/cemile.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1226" style="border: 1px solid black; margin: 1px 2px;" title="cemile" src="http://ilericiliseliyiz.biz/wp-content/uploads/2011/02/cemile.jpg" alt="" width="250" height="250" /></a>Cemile Buhayrat 1935 yılında Cezayir’de doğdu. Buhayrat orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak yetişti. Çocukluk ve gençlik yıllarında  Cezayir, Fransa’nın işgali altında bulunmaktaydı.</p>
<p>Fransa’nın Cezayir üzerindeki baskısını daha da şiddetlendirdiği bir dönemde Fransız okulunda eğitim gören Buhayrat eylemci olarak <strong>Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi</strong>’nin (FLN) öğrenci kollarına katıldı. Buhayrat daha sonraları örgütün gizli subayı ve FLN lideri  Yasef Saadi’nin asistanı olarak görev yaptı.</p>
<p>Nisan 1957’de Fransız askerleriyle  girdiği bir çatışma sonucu yaralı olarak ele geçirildi. Çıkarıldığı Fransız mahkemesince terörist olmakla suçlandı ve tartışmalı bir mahkeme sonucunda idam cezasına mahkûm edildi. O dönemde Fransa, ortaçağdan kalma yöntem olan giyotinle infaz ediyordu. Cemile Buhayrat cezaevinde tutuklu bulunduğu 5 yıllık süreç içersinde bir çok yoldaşının giyotinle infaz edilişine tanık oldu.</p>
<p>Fransız mahkemesinin almış olduğu idam  kararına karşı Buhayrat’ın avukatı Jacques Verges  dünya çapında büyük bir medya kampanyası başlattı ve idam kararını durdurmayı başardı. Buhayrat 1962 yılında serbest bırakıldı ve Cezayir’de bir kahraman gibi karşılandı ve Afrika direnişinin simgesi haline geldi. Bu olaydan sonra Buhayrat ve Vernes evlendiler ve Afrika devrimi üzerinde birlikte çalışmalar yapmaya başladılar.</p>
<p>Özgürlük mücadelesinin Afrika’daki simgesi olan Cemile Buhayrat ‘ın hayatı 1958 yılında Mısırlı yönetmen Youssef Chahine tarafından <strong>“Cezayirli Cemile” </strong>adıyla sinemaya uyarlandı.</p>
<p>Yine Gillo Pontecorvo imzalı &#8220;<strong>Cezayirin Mücadelesi </strong>&#8221; adlı filmde Buhayrat  <strong>Ulusal Kurtuluş Cephesi&#8217;</strong>nin üç kadın bombacısından biri olarak betimlenmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ilericiliseliyiz.biz/2011/02/07/cemile-buhayrat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

