Açıkçası faşist hükümetin sözlerini dikkate almak bile yanlış, inanç özgürlüğü var ama sadece onlarla aynı inanca inananlara... Farklılığa tahammülleri yok ve bu yüzden tarih ve din derslerinde açıkça bir Türk-İslam propogandası yapılıyor. Din dersinin zorunlu olmaktan çıkarılması gerekir ve zorunlu olmaktan çıkarmanın yasaklamak demek olmadığını bazı bireyler ya anlamıyor, ya da anlamamazlıktan gelerek halka duygu sömürüsü yapıyorlar "bakın allahsız gomöğösler dini yasaklayacaklar" diye.
Oysa anlamadıkları nokta şu ki: Dünyada diğer insanların inanç ve farklılıklarına sosyalizm kadar saygı gösteren başka hiç bir sistem yoktur. Diğer tüm sistemler, ve hatta özellikle özgürlükçü olduklarını ifade edenler, sadece kendi sistemlerine saygı duyar ve bir çeşit milliyetçilikle, farklı olanı dışlarlar. Örnek vermek gerekirse 100 yıl öncenin siyahileri, 50 yıl öncenin yahudileri, bugünün müslümanları.
Oysa dünyada toplu katliamlara, işgallere, isyanlara yardım-yataklık etmemiş olanlar, insanları farklılıklarıyla kabul edenler hep sosyalistler olmuştur.
Şimdi biz bunu bas bas bağırarak ifade edince ezber cevapları olarak SSCB döneminde uygulanan bir takım yanlış propoganda kampanyaları, kiliselerin kapatılması vesaire uygulamaları gösterirler ki bunlar da abilerinden, veyahut sürü lideri reislerinden aldıkları manipüle edilmiş bilgiden ibaret değildir. Elbet SSCB bu konuda fazla aceleci davranmış ve yeni insan yaratılması işini 50 yıllık sürece sığdırmaya çalışmıştır. Her neyse, bunlar zaten teorik okurken hepimizin gördüğü şeyler o yüzden fazla takılmayacağım.
Devletin ideolojik propogandası sadece bunlarla mı sınırlı sizce? Cevabı zaten her gün görüyoruz: HAYIR. -allam ulusalcı sanılcam şimdi, biliyorum- Laik olduğunu iddia eden, laik olduğunu sanan bir devlette nasıl olur da sadece İslamcı yetiştirmek üzere kurulu okullar olur? Bunu islamcılar bile açıklayamıyor. Evet, imam hatip liselerinden bahsediyorum. Kapatılmak zorunda olan imam hatip liselerinden. Çünkü bu okullar, ülkeye sadece karanlık yayıyor. İçimizde böyle liselerden birinden mezun olan biri varsa zaten görmüştür ortamı, sadece islamcılık propogandası var ve buralardan mezun olan insanlar, daha sonra halkın dini konusundaki iradesinin çoğunu etkileyebilecek konumlara geliyor, -en iyi ihtimal diyanet işleri başkanı, en kötü ihtimal bir imam- ki bunların, ilk emri "Oku!" olan kitaba okumadan inanan toplum üzerindeki etkilerini sanırım anlatmama gerek yok...
Her neyse, yine kızdım uzattım lafı. Özetle: alayı faşo bunların

Sevgiyle kalın...